21.5.15

Valla hepsini yedim !

Kruvasan diye cümleye başlamak istiyorum , ki başladım da , ama brioche diyince daha bi tatlı gelmiyor mu ? Neyse;

En sevdiğim şeylerden biri olman ile ülkemde hakkını verebilen pek bir yer olmamasının arasındaki uyuma ba yı lı y o rum!
Zira her daim elimin altında olsan bu kadar özel olamayabilirdin benim için,seni daha da güzel yapan bu detay işte.

Ne yaptım ; elbette gözümü italya sınırlarında açtığım günler boyunca kahvemin yanında bana birbirinden güzel kruvasanların eşlik etmesine izin verdim; baştan söyleyeyim ;pişman değilim.
Kimi zaman seçimimi tam bugdaylı'dan yana kullandım  kimi zaman ise marmelatlı! Denge mühim şey ;) (yersek)

Kruvasan-kahve ikilisi için ,çok turistik olmayan civarlar hariç ;gözünüze tatlı gelen herhangi bir yere oturun bence..Princi her içine girdiğimde beni baştan çıkaran,ve stabil tatlarıyla sürpriz yaşamadığım bir zincir olduğundan severim.Milano da kalırken evime de çok yakın bir şubesi olduğundan sık sık giderdim.
Cansunun tavsiyesi ile gittiğimiz Caffe Cimmino'ya da bayıldım!Üstelik duomo'dan yürüme mesafesinde..

Caffe Cimmino :Via Larga,2-Milano
Princi : Ponte Vetero,10 (brera)-Milano


**
Her gün kruvasan mı arkadaş? dediğiniz bir nokta yaşarsanız da adres; California Bakery, şöyle avokadolu yumurtalı bir bagel olabilir,denedim tavsiye ederim.
Ancak kahvaltı için gittiğinizde (biz 12-12.30 gibi gitmiştik) özellikle kahvaltı menüsünü isteyip o menüden sipariş verin çünkü fiyatlar brunch menüsünden sipariş verdiğinizde 6-7 euro değişiyor aynı ürünler için üstelik.. 10 euroluk pancake bruch menüsünde 15 euro oluyor.California bakery oldukça tatlı bir konsepte sahip,kahvaltı olmadı en azından bir tatlı-kahve molası mutlaka verin,yaklaşık 7-8 şubeleri olduğundan birine denk gelmek zor olmuyor:)

California Bakery : Piazza Sant' Eustorgio ve  Corso Como şubeleri favorilerim. -Milano

**
Biancolatte mutlaka uğramanız gereken bir yer,bir kere tatlılar zaten başınızı döndürüyor,dekorasyon ayrı güzel,lezzet başarılı,sunumlar 10 numara denir ya aynen öyle.İster tatlı yiyin ister yemek yiyin öyle tatlı'ya geçin ama mutlaka bi tatlı yiyin farkındaysanız bu konuda ısrarcıyım :)

**

Öğlen ya da akşam yemeği için değerlendirilebilecek güzel bir seçenek Spontini.Orjinal bir iş yapıyorlar bi kere ondan da çok seviyorum. Duomo'nun yakınına yeni bir şube açmış olsalar da orada gördüğünüz spontini gerçek spontini değil,yani gerçek ama modernize hali.Siz en iyisi ,açık olduğu saatleri de dikkate alıp tabi, Via Gaspare Spontini deki spontini'ye gidin.Duomo dan metro ile Lima duragında inmek üzere yola çıkabilirsiniz.

Ben ,pizzasını da seviyorum tabi ama; sadece öğlen çıkan ve hemen biten lazanyasının daha bir hastasıyım.Kapıdan girip ilk göz göze geldiğim garson'a bir 'lasagne' deyişim var ki, ya bitti derse diye böyle hüzünlü bir bakış,görseniz gülersiniz o kadar :)

**

 Akşam yemeğini aperitivo ile geçiştirmeyi çok seviyorum.Hatta italya bende aperitivo demek bile diyebilirim.Yarım kilo bile almadan gelmiş olmamda etkisi bile olabilir. Hem farklı içkiler denemiş hem de kafama göre birşeyler atıştırmış oluyorum.Milano'dan çıkmış olan aperitivo olayı gerçekten burada bir başka.Ne roma ne de floransada bu kadar iyisini görmedim. Saat 6 civarı başlar 10 civarı biter,içkinizi sipariş verirsiniz ve açık büfemsi hazırlanmış olan çeşit çeşit atıştırmalıktan tabağınıza alır ve geceye başlarsınız..Her ne kadar italyanlar yemek öncesi uğruyor gibi anlatılsa da(önceden öyle idi belki) gençler aperitivo'yu akşam yemeği olarak değerlendiriyorlar.İçtiğiniz içkiyi ödüyor ve birşeyler yemiş oluyorsunuz. 'Birşeyler' demişsem de kimi mekanlar neredeyse 20 çeşit farklı tat sunuyor.İçkiler mekanına göre 8 ile 12 euro arası değişiyor.Ama genelde 10.

En sevdiklerim; içkileri başarılı olup lezzetli sunumları olan ;
Navigli kenarında olması ve başarılı içkileri ile Manhattan Navigli
Yguana hemen hiç turistik olmayan,dışarıda oturması keyifli bir yer
Yguana ile köşe köşeye olan La Hora Feliz de benim sevdiğim yerlerden,özellikle içkilerdeki XL seçeneği cezbedici olabiliyor.
Cansu'nun beni götürdüğü Bhangrabar da çok keyifli bir yerdi çok sevdim ve hemen listeme ekledim, Sempione parkının yanında olduğundan giderken ya da dönüşte parkın içinden yürüyüş yaparak geçebilirsiniz.



**
65mq navigli de geçerken rastlayıp masa ve sandalyelerine bayılıp bir türlü yer bulamadığımızdan 3 kez gidip gelip sonunda oturabildiğimiz bir içki molası.Çok sevdik! Hatta snapchat'te kendimden korktugum bir videosu bile vardı;zafer videosu :)


Floransa

Floransa'da çok fazla yer ve mekan deneyemedim kahvaltı için;Robiglio'ya gittik melis'in tavsiye ettiği, cappuccinosu harikaydı.Tam bugdaylı ve marmelatlı kruvasan'a da bayıldım.
Gilli'ye bir daha gidermiyim bilmiyorum çünkü fazla turistik oluşunu artık sevmiyorum.Belki de kendimi floransada turist gibi hissetmediğimden.Tiramisu hakkımı masa da değilde kalkarken almaktan yana kullandım gilli'de, ilginc bir şekilde masaya sipariş edildiğinde geleni değil de diğer 'take away' adı altında aldığımın tadını daha çok seviyorum.Diğeri daha sulu geliyor,pek tiramisu insanı değilim sanırım..
Bu arada dipnot; Gilli'de tiramisu'yu masada oturur keyifle yerseniz 8 euro,bar kısmında ayakta yerseniz yahut paket yaptırır gider iseniz 2 euro ödersiniz.


 **

Akşam yemeği için gittiğimiz Trattoria 13 Gobbi 'nin dekorasyonuna tabaklarına tek kelime bayıldıım!İlk 20 dakikayı etrafı incelemekle geçirdim,hatta snapchat'te paylaşımı abartmış bile olabilirim..Bir de ilk siparişimiz bruschetta tabağından tadar tatmaz melisle aynı anda birbirimize bakıp 'Bu domatesin tadı nasıl böyle güzel?' diye sorduk.Uzun zamandır böyle gerçek bir domates tadı almamıştım,mest oldum.


Yine melis'in beni götürmek istediği ancak ben son hakkımı Gusta pizza'dan yana kullanmak istediğim için gidemediğimiz Trattoria Za'- Za' var ki çok içimde kaldı :)
Üstelik o kadar özleyerek gittiğim Gusta 'nın eski tadı yokken..
Zaza'da bir makarna - tiramisu -sarap kombosu yapmak en kısa zamanda mümkün olsun ,amin.
Bu arada seçimi hep ev şarabından yana yaptık,pişman olmadık..

Sahnede 'o eski halinden eser yok şimdi' gusta pizza;
**

2012'de çektiğim fotograf

 Öğlen acıktığınızda floransa da yapılacak en güzel şey panini,kendi yaptıkları ekmeklerin arasına dilediğiniz ürünleri koydurarak yaptırabileceğiniz ve yanında da bir bardak şarap içebileceğiniz çok keyifli bir öğle menüsü. Hem de 3 euro'ya çok lezzetli bir seçim.
Benim bu noktada favorim,2,5 yıl önce floransada dil okulunda iken sipariş sırası bana gelince panikleyip mozarella'ya mozarello dediğim ,Due Fratellini. Sipariş alan adam çok tatlı ' neee; mozarella benim kız kardeşim' demişti,epey gülmüştük.Ah şu 'o' ve 'a' lar!

Bir diğer seçenek ise All'Antico Vinaio ,ekmek tipi biraz daha farklı,ama vaktiniz varsa ikinci sırada deneyebilirsiniz ;)

**

Ve günde en az iki kez yenmesi gereken şey elbette ;dondurma! Gerçekten yaptım; bir kez yediğim gün aklımda ikincisini yiyememiş olmanın vicdan azabı ile uyudum (abarttı) :)

Sevgili lilamoonlight Aylin'den öğrendiğimize göre Grom'un vanilyasının madagaskar'dan geldiğini öğrendik.Grom her ne kadar zincir bir dondurma markası da olsa kaliteli ve çok lezzetli olduğundan gönül rahatlıgı ile yiyoruz.
Bellamia da seçtiğim iki çeşitten biri olan mint biraz yanlış bir seçim olsa da(naneli sakızı dondurmuslar gibi düşünün) mascarpone'lu olan başarılıydı.

La Carraia

Neri de çilek ve cookie'si ile kalbimi çalmıştı zamanında,listemde vardır hep(nasıl panikle yediysem fotografı yok)

En kalbimden yaralayanı ise La Carraia; yogurtlu/nutellalı olanından şu an'a kadar benzerini yemediğim tatdaki antep fıstığına kadar ; bambaşka.Adını hemen başında bulunduğu köprüden alan bu dondurmacının özellikle bu şubesine gidin ve ardından Arno nehrine karsı dondurmanın tadını çıkarın.
Şans mı sanssızlık mı tam türkiye döneceğim günden önce regl ! Ve hani o bastıran tatlı isteği,garip ruh hali vs ; işte o anlarda çikolatalı,3 farklı çeşit dondurma ile dolu olan külahım ve ben arno kıyısında oturuyorduk....Şey ışınlanma daha yoktu di mi?

Şu an'a kadar ki en yemek odaklı seyahatimdi.Regl öncesi bastıran o yeme isteği,tatlı krizleri filan hep italya sınırları içindeydi.Tanrım ne şanstı ama! :)

18.5.15

Como'da plank yapmadım demem

Sırada pazar gününü değerlendirmek,göl kenarında yürümek,ara sokaklarında kaybolmak,huzur bulmak için gidip ; çokça yürüdüğüm,hatta plank bile yaptığım,evlerinden birine taşınmak istediğim,soğuk kahve sezonunu açtığım,gerek alnım gerek omuzlarımı farkında olmadan yaktığım,bikinileri ile güneşlenenleri azıcık kıskanıp,muhteşem çiçekli bahçelere sahip evlerin her birine hayran olduğum bir gün geçirdim.

Giderken tamamen spor amaçlı parçalar seçtim ama içime bikini giysem çok yerinde bir hareket olurmuş,zira üzerimdekiler biraz kalın geldi düşünün öyle bir sıcak

 Benim Como'm ;





 Karşımıza bir türk çift çıktı elbette;Sempione parkında da yine türk bir çiftin düğününe denk gelmiştik 2,5 yıl önce.Çekiyoruz galiba 




Mola hakkımızı  Bar Mariett de Shakerato içerek kullandık,şiddetle tavsiye;zira turistik yoğunluktan uzaklaşıp tam tatlı italyan havasına sahip bir yer




 Bu kareyi nasıl yakalamışız bilmiyorum çünkü cansu fotograf çekmeye çalışırken ben dansediyordum,hangi şarkıyı söylediğimi hatırlamıyorum ama çok keyifli olduğumu anımsıyorum

Plank yaptım derken şaka değildi,herhalde en keyifli yer bunun için..


 Ciddiyetimi kaybettiğim dakika;





O sırada (pazar elbette) kapalı olan bir berber'in tabelası :) 

16.5.15

Her gidisin bir dönüsü


Henüz 2 gün önce döndüğüm; milano ve floransa için sırayla bazı başlıklar altında öneriler vermek,daha doğrusu müdavimi olduğum yerleri anlatmak istiyorum.

Neler alırım?
Neler yerim?
Nerelere giderim ?

Bu bir haftalık seyahat için amacım alışveriş değil de daha çok özlediğim tatlar,mekanlar ve sokaklar idi.
Biraz da; market,makyaj (Kiko) ve Tiger.
**
Elimde çok güzel fotoğraflar var,önümüzdeki 2 haftaya yayarak  postları hazırlamayı hedefliyorum:)
**
İlk konu neler aldım?

Öncelikle en çok keyif aldığım şeylerden biri market alışverişi gittiğim ülkelerde.Hele ki chia,quinoa gibi şeyleri 4te 1 fiyatına alınca çok daha keyifli hale geliyor :)

Gidilen şehirdeki en büyük market araştırılır,orada yaşayan birine gidiyor isek bu noktada kendisinin yardımına başvurulur .
Sonra aradıklarımız tek bir reyonda karşımıza çıkınca böyle sırıtılır!
Quaker yulaf bir süredir favorim,türkiyede muadillerine göre pahalı buluyordum(20tl+) ,yunanistanda 1.80euro olduğunu görünce alıp denedim ve tadının karşısında diğer(ismi lazım değil) markalara bir daha elimi sürmeme kararı aldım.Her gittiğim yerden taşımak uğruna:)

Chia'nın 225 gr'ı 25 tl türkiyede,bu 250gr'lık chiaları italya Esselunga'da 3.29euro'ya aldım.
Ek olarak amarant ve quinoa ile masum olduğunu düşündüğüm bir paket doğal şeker aldım denemelik..

Tiger mağazası'nın bizde tanımı yok.Hem sürekli yenilenen birbirinden tarz, ilginç her türlü ürün bulunup hem de fiyatları sadece 1-2-3-4-5 euro civarlarında olan bir mağaza zincirimiz yok ne yazık ki..İtalyaya gittiğinizde tiger gördüğünüz yerde dalın içeri ;)
Kokteyl çubugu,patlamış mısır kartonları,çay demliği(yeşil olan) gibi bulduğumu getirdim.

Kiko kiko ; italyada kalırken(6ay boyunca)sadece 1 kez girmiştim içine şaka gibi.Fiyatları çok uygun oluğu için kalitesiz olduğunu düşünüyordum o zamanlar;ancak fikrim sonradan değişti;hem üretiminin almanya ve italyada yapıldığını öğrenince ,hem birçok insanın kullanıp memnun olması ,hem de gerçekten kaliteli olduğunu bazı kaynaklardan öğrenince.
Pudra 9 küsür,eye liner 6.90, rujlar 4-8 arası ,dudak kalemi 2 -4 , göz kalemi de 5-6 euro civarı idi.
Ecem kiko ile nasıl barıştı da diyebiliriz bu paragrafa 
Gitmeden bir süre önce aklıma düşmüştü; fular ; fular,saçımda kullanmayı çok seviyorum.

Via Montenapoleone de bulunan ürün skalası çok geniş bir outlet var ( d magazine montenapoleone) ,oradan geçerken bi girip bakarım mutlaka ne var ne yok diye.Misal şu an 90-100euro civarı olan manebi espadrillerin birkaç modeli vardı ellerinde sadece 27 euro..
Tam aa fular var mı acaba güzel derken bunu gördük ve bayıldım! 
Moschino fular 29 euro

**
Alışveriş için gitmediğim italya'dan aldıklarımın hepsi bunlar :)
Ancak siz alışveriş için gidiyorum diyorsanız ; 
Tur ile gidebileceğiniz ;
Serravalle outlet ve Fox Town çok başarılıdır.

Yürüyerek yahut tram ile ulaşabileceğiniz ; Corso como outlet,D magazine montenapoleone.

Floransa için; The mall ,Space.

Elbet outletler bunlar ile sınırlı değil hatta girdiğim ama adını hatırlayamadığım birkaç yer daha var.Milano gerçekten bir alışveriş cenneti olduğu için herhangi bir sokakta da karşınıza outlet çıkabiliyor..Gitmeden iyi araştırın :)

6.5.15

Kısa bir ara


Yürüyüşünü yapmış matcha çayını içmiş vicdanı rahat bir ecem bu karelerde gördüğümüz.Dolayısı ile sakin huzurlu ve mutlu..Tek hatam o gün çanta seçimimi yanlış yapmamdı,omuzlarım koptu..Bir dahakine sırt çantası..

Siz bu postu okurken ben biraz uzaklarda olacağım; italya beni özlemiş :) Duyguların karşılıklı olduğu ilişkileri pek severim.

Valizimi hazırlarken olabildiğince çok amaçlı kıyafetler götürmeye çalışıyorum,çünkü kocaman valiz taşımayı pek sevmiyorum açıkçası.Tek başıma gerek amerika dönüşü gerek italya dönüşü bu büyük valiz olayından çok soğudum.
Her koyduğumu 2 gün değiştirerek giymek üzere hazırlıyorum kıyafetlerimi.
Belki dönüşte açıklamalı olarak anlatırım bunu.

Sonuç olarak spor ayakkabılarımı kaptım gidiyorum,italya demek yürümek demek bilen bilir:)


Lena Perminova da bu taytı gördükten sonra almaktan vazgeçmiştim ama koleksiyonun sunulduğu gün canlı canlı dokununca dayanamadım.Olmadı evde kendi kendime giyerim dedim hatta :)

Fotografları çeken arkadaşım 2 metre boyunda olduğu için ben karelerde 1.30 gibi çıkmışım halbuki 1.69'um (aman ne uzun iyi ki söyledin)

Dönüşte görüşmek üzere