27.8.15

Aslında kolay mıy mış mı


2014 mykonos             &         2015 mykonos

Yukarıdaki fotograf; sol taraf geçen yıl elia beach'te çekildi sağdaki ise bu yıl elia beach'te.



Bu değişim sürecinde en etkili bulduğum yöntemlerim ;

1.Yanımda yemek taşıyorum; kaç öğünü yahut ara öğünü dışarıda yiyeceksem planlayıp evden hazırlayıp öyle çıkmaya başladım.Zaten kızlar olarak büyük çoğunluğumuz'un taşıdığı çanta boyutları malum;transfer sıkıntı olmuyor.Kullanışlı kaplar edinip içerisine ;karabugday-brokoli-domates-lor, kinoalı yeşillikli salata, çok uzun zaman yoksa eğer yememe;tavuklu çiğ ıspanaklı avokadolu lavaş arası wrap gibi ana öğünler,yahut ; chia puding,yulaf lapası,yulaflı-muzlu kurabiye,badem,kaju,patatesli browni gibi ara öğün olabilecek seçenekler.

Yine eğer kısa süre içinde tüketeceksem sebze suyumu hazırlayıp yolda da içtiğim oluyor.
Yanımda her türlü seçenek olduğundan market raflarına yahut arkadaşlarımın tabaklarına da saldırmamış olup uzun süre midemi de boş bırakıp kan şekerimi de düşürmedim :) wuhuuu! 

2.Alkali diyeti kitabını okudum.Aslında her kitap başka birşey söylüyor ve hepsinin dediğini uygulamak mümkün değil.Tahıl beyin,Buğday göbeği vs çok çeşit kitap ta var yeni çıkan bende merak uyandıran.Neyse ;Alkali diyeti aslında diyet gibi de değil,benim kitaptan aylar sonra bile hala uyguladığım iki şey var ki ;ilki suyumun içine içmeden önce mutlaka limon sıkmak ;bu özellikle benim gibi suyun o tatsız halini sevmeyip su içemeyenlerdenseniz su içirten bir hareket oluyor,seviyorum.Diğeri ise akşam yatmadan önce bir bardak elma sirkeli su içmek.İkisini hayatıma soktum artık ama diğer detayları tam olarak değil.Ancak kitap çok faydalı ,okuyun derim;)

3.Paylaşmak.Evet hem sevap point'leriniz artıyot hem de fazla yememiş oluyoruz:)

En sevdiğimiz cheesecake'i ,kurabiyeyi vs yapacağımız zamanı tam misafir'e denk getiriyor yahut pişer pişmez kapıp dışarı çıkıyor eş dost ile paylaşıyorum.Hem tatmış oluyorum hem de o son kalan dilimler aklımda bir soru işareti oluşturmuyor akşam çünkü ortada arta kalan birşey olmuyor;) Nadiren de olsa dışarıda sipariş vereceğim canımın çok istediği zararlı birşeyi bile yanımda en az 1 kişiyle beraber yemek üzere sipariş veriyorum;paylaşmak güzeldir :)

4.Değiştirerek. Kullandığım malzemeleri eşdeğer başka malzemeler ile değiştirerek. Fıstık ezmesine bayılıyorum ama artık evde 15dkk da kendim yapıyorum;içine ne koyduğumu biliyorum ,Pancake çok seviyorum ; ama beyaz un yerine yulafı blender da un haline getirip kullanarak,browni mi istiyorum un yerine tatlı patates yahut siyah fasülye kullanarak,çikolatadan vazgeçemiyorum; sütlü seven ben artık en az %54 kakaolu dan başkasını yiyemiyorum,puding mi canım çekti avokado muz ve kakaoyu blender dan geçiriyorum ve daha birçok birçok  şey.

5.Sebze suyu'na başayarak. 3 çeşit sebzeye 2 çeşit meyve ile oranlayarak hazırladığım sebze sularım.Hazırlaması çok keyifli tadı harika,çiğ sebzeden direk aldığım vitaminler!Artısı o kadar çok ki! 
Bazen ara öğün olarak,bazı zamanlarda ise içine yulaf ya da chia tohumu koyarak öğün yerine içtim.Özellikle öğle yemeğimi geç yiyip acıkmadığım zamanlar 7-8 gibi günü sebze suyu ile kapatırken çok işime yaradı bu iş.


Herşeyden önce irade ve istek ,bu ikisi birleşince büyük değişimler yaşamamak için ortada hiçbir sebep kalmıyor.Bedenimize daha iyi bakıyor olmanın verdiği mutluluk ise bambaşka.

Beslenmemi değiştirmem cildimi bile değiştirdi artık daha bir parlıyor daha bir dirileşti.

Beslenmek daha çok içimi spor ise dış görünüşümü değiştirdi;

Spor'a nasıl başlayabildim o da yarın geliyor..

15.8.15

Yazar nasıl değiştiğini anlatıyor


Bir zamanlar ;  diyetler yapmış,kilolar almış-vermiş,hep bir tatlı yiyesi olan hatta azıcık şeker bağımlısı ,mutfakla alakası olmayıp yemek yapmak nedir bilmeyen,abuk sabuk zayıflama ilaçları kullanmış, spora başlamış ama salona 3. kez bile gitmemiş,gerek kilosundan gerek fiziksel halinden hiç memnun olamamış biri yazıyor olacak aşağıdakileri, bilin istedim :)

Son ölçümlere göre boyum 1.70  kilom ise 52.3.

Ocak ayında tartıda 57'yi gördüm.


Çok mu kiloluydum,hayır; ama yaklaşık 9 yıldır inemediğim kiloya indim.Daha önemlisi            değiştim:Ruhen ve bedenen.
Sadece kilo değil sanki 2 katı kilo vermişim gibi bedenim de değişti.(pilates)

Kilo vermek sadece tartıdaki sayıyı spor ise vücudu değiştirirmiş;bunu öğrenince harekete geçtim daha dogrusu hareket etmeye başladım.


Ne değişti?

Bi kere sistem değişti,artık kibrit kutusu peynir,3 zeytin yok; yulaf var chia var kinoa var tatlı patates var var da var. E haliyle sağlıklı,dolayısı ile hafif beslenmek için çeşitlilik hat safhada.

Ben nasıl değiştim?

Başta 'diyet' gibi bir hata yapıyor olmamı farketmemle başladı herşey.Geçici bir süre için başlanan hiçbirşey başarıya ulaşmıyor,hele ki beslenme ya da spor ise bu.Kalıcı birşeyler yapmalıydım,bunu farkettim.


Ve değişmek için beni motive eden tam 6 şey oldu ;

1. Önce vücudumun şeklini,boyumu kabullendim ve önüme ulaşabileceğim bir hedef koydum. Şu vücudu istiyorum deyip bir miranda kerr fotografından ziyade ulaşması daha kolay olan ütopik olmayan bir hedef seçtim.Bu saatten sonra ne boyumu uzatabilirim ne de genlerimden gelen kemik yapım ve bacak boyuma bir etki edebilirim. Ve onun poposu gibi bunun bacağı gibi değil de ; sahip olduğum vücudumu daha sıkı, toplu ve fit hale getirmeyi amaçladım.
Fiziksel olarak memnun olmadığım çok dönem oldu kendimden ama bunu yine ve yine kendimle aştım,kabullenmek ve başkasının sahip olduğunu irdeleyerek değil kendime dönerek,sahip olduğuma şükrederek..
Her gün görmek üzere önüme koyacağım fotograf hakkımı; ulasabilecegim, normal ölçülere sahip fit bir vücuttan yana kullandım.Victoria's Secret mankeni yok unutmayın :)



2. Motivasyonumun en en mühim kısmı başlamak üzere olduğum şey'den sonuç almış olan insanlar. Öncesi/Sonrası fotografları.Farklı farklı vücutların haftalar içinde nasıl değişip ne kadar iyi hale geldiklerini görmek.Ben Kayla_itsiness hesabındaki fotograflardan çok motive oldum,hepsi gerçek ve birbirinden farklı deneyimler.
Ve sık sık kendi fotografımı da cektim;sonuç böyle oldu;


3. Yasak yok.Beynime hiç bu sinyali göndermedim ben.Eğer canım birşeyi çok istiyorsa tattım,yetmediyse yedim.Haftanın en az 6 günü dikkat ettim yediklerime olmadı 5. Arkadaslarım öğle yemeğinde ağır bir yemek planı yaptılarsa da planı bozmadım; ben de yedim onlarla, seçenek hakkın varsa menüde kendi beslenme düzenime göre seçimler yaptım yahut daha az miktarda yedim,ama  aksamı sadece sebze suyu ile kapatıp dengeyi kurmayı öğrendim.

Seyahatlerde de yemek istediğim herşeyi yedim,sabah zaten ne kadar zararlı beslenebilirim dedim,pizza yesem de zaten bütün gün yürüyor ,hareket ediyorum dedim ve kendime işkence etmedim canımın istediğini yemeyerek ,zaten öyle bir düzen oturtmuşum ki bünyemde 1 hafta italyada kruvasanı pizzası makarnası içkisi yarım kilo dahi almadan geldim :)

  Napoli den de pizza yemeden mi dönseydim :)
 Capri de kahvaltı,tek zararlısı ve  en güzeli kruvasanlar :)
 Capri de bir öğle yemeği:)
Sabah günahım :)Yine olsa yine yaparım..

4.Gerek pinterest'te gerek beril'in blogunda sağlıklı malzemelerle de ne kadar lezzetli şeyler hatta tatlılar bile yapıldığını öğrendiğimde dönüm noktası yaşadım;artık beyaz şeker yoktu hurma vardı.Gördüğüm tarifleri denemeye hatta kendi tariflerimi yaratmaya başladım,hem lezzetli hem de zararsız yoluma taş koymayan yiyecekler hazırlıyordum.Daha fazla araştırmaya neredeyse sevdiğim herşeyin sağlıklı versiyonunu oluşturmaya başladım.

 Muz,yumurta ve yulaf ile mikrodalgada 3 dakikada yapılan hem kahvaltı hem tatlı mmm
 Tatlı patates ve hurma'dan browni!
Karabugdaylı brokolili bir kavanoz :)

5. Yeni tabaklar,kaşıklar,bardaklar ve peçeteler aldım görüp beğendikçe.Yeni yeni tarifler deneyip aldığım tabaklarda sunup fotograflarını çekmeye başladım.Her yeni gün'e bugün neler hazırlasam diye uyanmama sebep olan detaylardı bunlar.İçinde yemek yenilen tabaklar,kullandığınız peçeteye kadar hepsi çok önemli motive eden ince detaylar.



6.Kendime yeni spor kıyafetleri aldım.Gerek tayt gerek kısa 'bra' üstler olsun ;insanda her geçen gün içinde daha güzel görünme isteği uyandırıyorlar.Ne de olsa alışveriş'in verdiği motivasyon bir başka şimdi kabul edelim:)




Bu 6 şık benim karar vermeme ve başlamama sebep olan en önemli etkenler.Bir süre için yaptığım birşey değil hiçbiri aksine hayat tarzı haline getirdiğim bir düzen oluşturdum ve karşılığını aldım.Sorularınız olursa yorum bırakabilirsiniz; bu konunun devamı farklı başlıklar ile gelecek.

Ben şimdi tatile gidiyorum dönüşte bir before / after ile devam.



28.7.15

Tatlı ikili : Positano - Amalfi

Capri'den döneceğimiz gün, trene bineceğimiz Salerno'ya direk geçmektense, ada'dan biraz daha erken ayrılıp bu iki merak ettiğimiz yeri de ziyaret edelim dedik heyecanla.İyi ki öyle yapmışız. 
Capri'den hızlı feribotla direk positano'ya geçtik.Yolculuk kısa ama çok keyifli geçti. Kişi başı 17 euro ödedik.(30-40 dakika civarı)

Sırt çantalarımızla gezmek istemediğimiz için önce onları bırakabileceğimiz bir yer bulmak önceliğimizdi.Ve böyle bir firma olduğunu öğrendik turist bilgi noktasından.İsterseniz direk çağırıyorlar ve gelip valizlerinizi teslim alıyorlar. Valiz başına 5 euro idi ve inanın sırt çantası bile olsa ağır ise bırakmadığınıza pişman olabilirsiniz.
Kilise küçük ve sadeydi.Diğer duomolara göre içi de sadeydi ki içeri girdiğim sırada bir düğün töreni olması ilgimin tamamen törene kaymasına sebep oldu,kilise düğünlerinin bu kadar eğlenceli olabileceğini düşünmüyordum;gayet yüksek sesle kahkahalarla alkışlarla çok sesli bir törendi,birbirinin gözünün içine bakarak yemin edip birbirini öpen müstakbel çiftte çok sempatikti.Positano duomo'sunun da böyle bir anısı kalmış oldu bende..

Positano'da can'ın önceden araştırdığı bir restoranda yemek yemek önceliğimizdi.Bu yüzden ilk hedefimiz karnımız da cıktığı için bu aile işletmesi restoran'ı bulmak oldu. Otobüse bindik (1.30euro) ve positano'nun tepelerine doğru yol almaya başladık ,yaklaşık 25 dakika sonra Montepertuso köyündeydik.Positano ayaklarımızın altında ,nasıl muhteşem..

La Tagliata; çok yerel diyemem çünkü namı baya yayılmış buranın.Ancak lezzet ,manzara herşey harikaydı,gidin gidin gidin :) Herşeyi kendi bahçelerinde yetiştirip kendileri yapıyor,zaten restoran'nın etrafı ürünlerini yetiştirdikleri bahçeleri ile çevrili.
Tek tek sipariş vermek yerine onlara özgü tek fiyat politikasını uygulamak istedik.Kişi başı 35 euro.
İçinde aşağıda fotografları da bulunan ; Kendi en yapımı şarapları
5 farklı çeşitten oluşan başlangıçlar.
4 farklı tipte ev yapımı makarnanın bulunduğu makarna tabağı.
Ardından et tabağı(içinde tavşan,domuz gibi çeşitler olduğu için benlik değildi)  ve salata,
Ve tatlı tabağı ,
finalde ise elbette limoncello.





Restorandan çıkınca bir süre yürüdük,yürümeyi çok seven turistler olduğumuzdan hiç rahatsız olmayız bu durumdan.
 Karşımıza ; ''positano'' yazan bir tabelanın işaret ettiği merdivenler  çıktığında önce ''acaba?'' dedik;Çünkü merkeze göre baya bir yüksekteydik, ''hani nasıl inilir ki  bu kadar yüksekten'' bakışıyla şaşkın şaşkın kaldık,ardından pek emin de olmamakla birlikte merdivenlerden inmeye başladık.Karşımıza hiç kimsenin çıkmaması ikimize de 'yoksa bu yol kullanılmıyor mu?' yu düşündürtüyordu bir yandan.
İndiğimiz yüzlerce dik merdiveni o sıcakta geri çıkmayı hayal bile edemiyorduk çünkü.


Sağımızdan solumuzdan geçen kertenkeleler ile gerçekten tabelada yazdığı üzere positano ya indik yaklaşık 45 dakika sonra.İyi ki yapmış mıyız evet kesinlikle.Ama indiğimizde ayaklarımız nasıl titriyordu,nasıl yorgundu tarifi yok..

Öyle sıcaklamıştık ki biraz serinlemenin tek yolu denizdi.


Biraz dinlendikten sonra küçük merkezini de gezdiğimiz positano'dan ayrılma vaktiydi artık.

Amalfi'ye feribot ile gidilebileceği gibi 'sita' denilen otobüslerle kayalardan oyularak yapılmış oldukça virajlı yollardan bol uçurum manzarası ile de  gidebilirsiniz, ki biz deniz yolculuğuna doyduğumuz ve virajları da merak ettiğimiz için ikinci seçeneği tercih ettik. Bilet tabaccherie'lerde satılıyor ama alırken 'sita' için istediğinizi belirtin. Positano-Amalfi 1 kişi : 1.80 euro.1 saat sürüyor.
pasticceria pansa

Amalfi'ye biraz geç geldik ve burada salerno'ya geçmeden önce sadece 2 saatimiz vardı.Geldiğimiz saatten ötürü çantalarımızı bırakabileceğimiz yer kapanmıştı ama neyseki uzuun saatler yoktu önümüzde.
Aslında ertesi gün salerno'dan roma'ya kalkacak olan 07.05 trenimiz olmasaydı Amalfi'de kalmak istiyorduk ama bir treni daha kaçırmak istemediğimiz için geçte olsa akşamdan salerno'ya dönmek zorundaydık.

 Amalfi öyle küçük,sevimli ama bir o kadar eski az biraz bakımsız binalara sahip ama sıcak mı sıcak bir yer.Önce biraz dinlenmek hem de tatlılarının tadına bakmak için en eski pastanelerinden birine;  Pasticceria Pansa ya oturduk.Hemen duomo'nun yanında olduğundan bulması zor değil.Can harika dondurmasını ben ise limonlu tatlılarından birini denedim. Farklıydı ama hoşuma gitti..Hemen duomo'nun yanında küçük bir dükkandan ise ufak bir limoncello ve biraz limonlu şeker aldım.Kendi üretimini yapan minik bir yer.
Ardından sokaklarına daldık amalfi'nin,yerlisi olsam nasıl olurdu diye düşüne düşüne her gördüğüm detaya takılıp duraksayıp devam ettik. 

Hava kararmaya başladı,burada biraz daha kalamadığımıza buruk bir halde salerno'ya gidecek olan 'sita'ya bindik. Amalfi-Salerno;1 kişi 2.20 euro.

Yine fazlasıyla virajlı, uyuklamıyorsanız biraz mide bulandırıcı bile olabilecek kıvrımlara sahip,aşağıya doğru baktığınızda da biraz ürkütebilecek yaklaşık 2 saatlik bir yol..

Positano da da Amalfide de 1'er gece kalınır..
Biz kalamadık ama ikisi de sabahına uyanmalık yerler.

16.7.15

Capri'm


Capri'ye direk napoli'ye uçup,napoliden de feribota binerek gidilebileceği gibi ;önce roma'ya romadan da tren ile napoliye geçerek gitmekte pekala mümkün.

Biz; özlediğimiz roma'ya da bir gece uğrayıp öyle geçelim dedik.Daha doğrusu planlayan güzel adam öyle demiş. İyi ki de demiş,sanki içimi okumuş.


Nerede kalmıştık; Thy ile Sabiha gökçenden kalkan roma uçağı ile iki küsür saat sonra romadayız. Makarna,tiramisu,aperitivo derken hoop sabah oldu;doğruca tren istasyonuna;ver elini Napoli.

DİPNOT:  İtalyada en çok kullandığım 2 tren şirketi var.Biri Trenitalia diğeri Italo. Bilet alırken ikisininde fiyatlarına mutlaka bakın.
Italo çok daha uygun olmakla birlikte bence daha konforlu.Tek farkı; ,sanıyorum trenitalia daha eski bir şirket olduğu için, trenitalia her daim ana istasyondan kalkıyor.Italo ise trenine göre değişiyor.Ama bu demek değil ki çok alakasız bir istasyon.
Mesela Roma'da ikinci büyük istasyon olan Tiburtina'dan.

Biletinizi 2-3 hafta hatta 1 ay önceden almak çok çok daha uyguna geliyor.İnternet sitelerinden almanız mümkün.Zaten görevliye sadece kodu göstermeniz yeterli çıktı bile almanıza gerek yok.

Fiyat açısından şöyle bir örnek vermem gerekirse ;yaklaşık 3 hafta önceden italo'dan alınmış Roma-Napoli bileti ,2 kişi gidiş dönüş 80 euro .Biz gideceğimiz treni kaçırınca(geç kalma huyumuzun en pahalı cezası oldu şu ana kadar) tekrar bilet almak zorunda kaldık 1 saat sonraki tren için;ve iki kişi gidiş için 70 euro ödedik.Farkı deneyimleyip aktarmış oldum böylece :)
Napoli'ye geldiğimizde önce bir pizza molası verdik.Yeni evlenmiş teksas'lı bir çiftle aynı masayı paylaşıp pizzalarımızı yedik.Onlar da meğer bizim gitmek üzere olduğumuz yerlerden dönüyorlarmış.

Ardından Napolinin ana caddelerinden yürüye yürüye liman'a indik; Molo Beverello'dan SNAV şirketinin araçsız,hızlı feribotu ile yaklaşık 45 dakikada Capri'deydik!
Bilet: 20.5 euro (1 kişi gidiş)
Marina Piccola caprinin o ünlü kayaları Faraglione 'ye bakıyor,manzarası harika.

Yürürken keyiften sarhoş edebilen,araç içindeyken biraz ürküten dar mı dar sokakları,mayhoş etme yetisine sahip tatlı havası ve büyüleyici yeşili ile cennet ada diye tabir ettikleri; Capri.

Capri; gerçekten insanı ilk gördüğünde büyülüyor.Öyle kocaman öyle kayalık ki böyle sert bir yapıdan bu kadar yeşil bu kadar güzel bir ada nasıl olmuş hala düşünüyorum.Sanki bir el değmiş de imkansız gerçek olmuş gibi.

Ada toplamda 4 bölümden oluşuyor.Marina Grande.Marina Piccola,Capri,Ana Capri.

Marina Piccola;Capriye sürekli araç var. Sakin,konaklama için çok uygun.Denize girmesi en keyifli yer.Suyun sakinliği,rengi,kayaların güzelliği ile benim favorim. Ancak güneş keyfi için saat 5e kadar vaktiniz var,çünkü kayaların yüksekliği akşama dogru güneşi kesiyor.Sabahtan değerlendirilebilecek bir seçenek.

Marina Grande; oldukça turistik.Halk plajı gibi bir plajı var feribottan inince sağ tarafta.Lezzet olarak iddiasız restoranlar. Hareket etmek üzere olan yahut yeni gelmiş feribotlar,ne de olsa liman..

Capri ; cafe ve mağaza için en zengin kısım burası. Birçok markanın mağazası var.Bol bol, keyifle yürümelik dar,temiz,şık sokakları..Gece gündüz hep hareketli.

Anacapri; Gece oldukça sakin burası, çünkü daha çok ada sakinlerinin evlerinin olduğu bir bölge. Yemek için gidilebilecek yerli restoran ve cafeler var.Gündüz gitme şansımız olmadı ama gece pek hareketli değil.

**
Otelimiz  Marina Piccola da.

Minik tatlı otobüsler yerine Funicolare yi seçiyoruz ;yukarıya yani Capri'ye çıkmak için.
Asansör mantığı ile çalışsan telefiriğimsi bir ulaşım aracı.Hızlı ve keyifli oluyor inip çıkmak..

Capri'ye çıkıyoruz.Baya yüksekteyiz,manzaraya bayılıyoruz.

Eşyalarımızı bırakmak için önce otele.Minik otobüslerden Marina Piccola'ya gidene biniyoruz.Yollar öyle dar ki otobüslerin küçüklüğü fayda etmiyor.Mutlaka karşılıklı geçmek isteyenlerden biri durup iyice kenara yapışmak zorunda.Başta biraz korkutucu.

***


İlk gece yemek tercihimiz; Da Paolino
Rezervasyon şart.
Kocaman bir bahçe,masaların üstü limon ağaçları.Başınızı kaldırdığınızda kocaman limonlar,elinizi uzattığınızda bile dokunabiliyorsunuz.
Antipasti ve tatlı tercihinizi açık büfe ile kullanabiliyorsunuz. 
Kocaman bir tatlı odası;açık büfe demek biraz haksızlık olur :) Meyveler,dondurmalar,tatlılar baştan çıkarıcı. 
Açık büfeden seçerek kullanmak istediğiniz Antipasti tercihi için dikkat etmek gerekiyor zira çoğunluğu deniz ürünlerinden oluştuğu için deniz ürünü sevmeyen biri için hayal kırıklığı olabilir.Can için biraz öyle oldu.Ben ise o limonların  altında mutlaka limonlu bir şey yemeliydim, garson'umuzun tavsiyesi ile limon'lu ravioli istedim ve hayatımda unutamayacağım bir tat ile harika bir seçim yapmış oldum.Tatlı'nın çok fazla hakkını veremesem de limonlu dondurması yine efsaneydi:) Hesabı istediğimizde ikram edilen limoncello'lar ise beni limoncello ile barıştırdı ki sevmezdim bu seyahate kadar :) Antipasti açık büfe 1 kişi 29 euro .Limon Ravioli :27 euro. Tatlı büfesi :16 euro.



***
Diğer akşam ise tamamen yerel bir mekan'a gittik; Aumm Aumm.İçeride italyan olmayan sadece biz olunca daha da keyifli. Girişin kapısının tam karsısındaki fırının önünde usta birbirinden harika kokular eşliğinde pizza yapıyor. Yerlilerin maç izlemeye geldikleri bir yermiş burası,lokal ve ötesi yani.Ev şarabı da harikaydı! Hem yerli hem lezzetli çok güzel bir pizzacı, Pizzalar 8-13 euro arası.



**

Ertesi gün ; 2 saati 90 euro olan teknelerden kiraladık. Biz sadece 2 kişiydik ama tekneler 5 kişilik kapasiteye sahip.Merak ettiğimiz ada çevresini ve koyları gezdik. 

Grotto Azzuro 'ya (mağara) kişi başı 8-13 euro arası birşey ödeyip tekne turuna katılıp girebiliyor ancak içinde denize giremiyorsunuz.Kapısına kadar gittik ama suya girememek cazip gelmedi.

Grotto Verde de teknemizi demirleyip adı gibi yemyeşil suya atladık  mağaramsı oyuğun girişine doğru,acaba yüzsek mi içine derken arkamızda cesaret bekleyen insanlar olduğunu gördük ve hadi sürü psikolojisi dedim yüzmeye başladım herkes tek tek geldi,komik oldu :)

Faraglioni kayalarının içinden tekneyle geçmek çok güzeldi.Önünde 10.yıl hatırası fotoğrafımız ve diğerleri çok güzel birer anı oldu bize.

**
Bagni di Tiberio ; Marina Grande'den özel teknesi ile gidilebilen bir beach.Önerilen bir yerdi ama biz denize giricek kadar sevmedik.Daha güzel kıyılar olduğundan pek özel gelmedi.Öğle yemeğimizi burada yemiş olduk.Marina Grande de bilet gişelerinin arkasında ki küçük iskeleden tekne alıp götürüyor;Gidiş dönüş kişi başı 10 euro.


*mozarella 'ya karşı bitmeyen sevgim


Ne yedik? 

Limon'lu herşey.
Tam sıcaktan bunalmışken Granita (buzlu,gerçek limon parçalı,başta kaşık ile yenilen, içecek)
Gelateria Buonocore başta olmak üzere içinizden gelen her yerde dondurma.
Dondurma tercihleri öncelikli meyveli olsun,zira hepsi pek doğal,pek çok lezzetli.



Araç? 

Günlük sınırsız kart kullanmak mantıklı.
Taksilerin hepsi üzeri tenteli oldukça sevimli ancak pahalı (imiş) Kullanmak zorunda kalmadık ancak kısa bir mesafe için bile (ki ada çok büyük değil) 30 euro diye okumuştum gitmeden önce.

Hızlı geçiş sağlayan ve günlük her ulaşım aracını limitsiz kullanma imkanınız olan kartı tercih ettik. 1 kişi 8.90 euro. Tek bilet almak istersek ödeyeceğimiz rakam 1.80 euro.Ada'yı tamamen keşfedip sürekli gezmek için aktarma yapmak gerekiyor ve bu aktarmalar da günlük sınırsız bilet almayı mantıklı kılıyor.

**
Capri'de toplam 2 gece 3 gün kaldık ve aklımızda ah şunu da yapamadık diyeceğimiz birşey kalmadı.Ama 4 gün'den fazlası capri için çok gibi.Büyük bir ada değil ve denize girilen yerler de sayılı olduğundan öyle uzun yaz tatili tadında değil.Huzurlu,keyifli,lezzetli ve bol limonlu bir ada capri.

Ancak capri'de daha uzun kalıp günlük olarak positano ve amalfi kıyılarına geçilebilir.
Biz son gün dönüş planımızı bu rotadan yaptık.Sıradaki postta capriden positano,positano'dan amalfi,amalfi'den de salerno'ya geçişimizi anlatmak istiyorum.